16/11/2007
İstanbul Kadınları İçin Trafik Rehberi Cuma, Mart 24, 2006 ·
İstanbul Kadınları İçin Trafik Rehberi
1- Kadın sürücülerin sağ şeritte dahi düşük hızla gitmeye hakkı yoktur.
Düşük hızla seyretmek kadınlara has affedilmez bir suçtur. Başınızın ağrıması, kafanızın dalgın olması, arabanızda bebek, hasta vs. olması sizin sorununuzdur.
2- “Arabada bebek var” yazısı kimse için bir şey ifade etmez.
Ancak arabanızın üzerine şunların yazılı olduğu dev bir ışıklı tabela asabilirseniz bir şansınız olma ihtimali var: Abilerim, amcalarım, ben şu anda bu arabanın arka tarafındaki koltuğunda uyuyan minnacık masum bir bebeğim. Annem beni uyandırmak istemiyor, ikimiz de çok yorgunuz ve annemin benimle ilgili çok önemli şeyleri düşünmesi gerekiyor. Sizin de evladınız yok mu? Acıyın bize, Allah rızası için!”.
3- Hareket etmek için yeşil ışığın yanmasını beklemek affedilmez suçlardan biridir.
Bu suçu bir erkek de işleyebilir elbette ama o bunu erkek olduğu için yapmaz, sadece bir saniyelik dalgınlıktan yapar. Oysa sarı ışık yandı mı jet hızıyla ileri atılmayan bir kadın, bunu sadece ve sadece kadın olduğu için yapamamıştır tabii ki.
4- Sizden hızlı ve seri davranmanız beklense de temkinli olmalısınız.
Erkek sürücüleri sollamak bir kadının yapabileceği en vahim hatadır. Elbette gideceğiniz yere kadar solladığınız erkek sürücü tarafından sıkıştırılma girişimlerini, onu bir kez daha geride bırakmanızın yaratacağı öfkeyi vs. vs. göze alıyorsanız sorun yok.
5- Dünyanın en iyi sürücüsü dahi olsa, kafasında o saçlar olduğu sürece kadının hak ettiği itibarı görmesi çok zordur.
Ama üzülmeyin, saçlarınızı kestirip bir de takma bıyık edinebilirseniz, trafikte erkek sürücü olmanın dayanılmaz hafifliğini hiç değilse bir kez yaşayabilirsiniz.
6- Üzerinizde mini ya da miniye yakın bir etek varsa yüksek araçlardan uzak durmalısınız.
Ancak beklemediğiniz bir anda yukarıdan arabanızın üzerine düşebilecek bir adam sizi rahatsız etmezse sorun yok tabii ki.
7- Çanta denen kadınlara has ve vazgeçilmez eşyadan vazgeçmenizi öneririm.
Her türlü tedbiri alsanız da (kapıları kilitlemek, çantanızı arabanın bir yerine zincirlemek vs.) kapkaççıların sınır tanımayan yaratıcı fikirlerinden birini sizin üzerinizde uygulamaları ihtimali var. Bilin ki bir kapkaç durumunda çantanızı yeterince korumadığınız için herkes nazarında suçlu siz olursunuz, kapkaççı değil.
8- Dörtlü flaşörün ne anlama geldiğini bilmeyenler var!
İşlek bir caddede yol kenarına park etmiş bir otomobilin dörtlü flaşörlerinin yanıyor olmasının “şu pantolonu deneyip hemen geleceğim, vallahi iki dakika” ya da “bankamatikten 50 milyon çekip geliyorum, bir dakika sürmez” anlamına geldiğini polisler ve parkomat görevlileri bilmiyor! Böyle bir durumda, ön camınızda ceza makbuzu, tekerleğinizde zincirler ile karşılaşabilir ya da aracınızın yerinde yeller estiğini görebilirsiniz, aman dikkat. Çok cahil bu polisler ve parkomat görevlileri.
9- Aracınızla çok kritik bir yerde, çok kritik bir hareket yapmanız mı gerekti?
Emin olun ki saat, mekan farketmez, tam o kritik noktada ve tam o anda mutlaka ağır hareket eden bir yaya belirecektir, siz siz olun, aracınızın sağını, solunu, önünü arkasını, altını, üstünü, bagajını:) kontrol etmeden ani hareketlerde bulunmaktan kaçının, dağın başında, in cinin top oynadığı ıssız bir arazide oluşunuza ve zaten saatin de gecenin 3’ü olmasına falan güvenmeyin.
10- Unutmayın, her durumda hatalı sizsiniz, çünkü siz kadınsınız!
Başlı başına bu sizi hatalı taraf yapmaya yetecek ve hatta artacak bir sebeptir, haklılığınızı ispat etmeye çalışmanız ise etrafa toplananlarca “aman tanrım ne kadar çenesi düşük, ne kadar çaçaron bir kadın, Allah bunun eşine yardım etsin” şeklinde yorumlanarak sinir katsayınızı tepeye vurdurup, ses tonunuzu iyice yükseltmenize neden olacak bir kısır döngüye girmenize yol açacaktır. Tek kurtuluşunuz, sizden beklenildiği şekilde tam bir beceriksiz, çaresiz, aptal kadın rolü oynamak olacaktır, bunu başarabilirseniz etraftan sempati toplayarak olayı lehinize sonuçlandırma şansınız olabilir, belki...
11- Ankara'ya giderseniz, aklınızda bulunsun.
Ankaralılar trafik ışıklarına pek de önem vermiyor, yolun müsait olduğunu düşünürlerse geçiyorlar. "Yol müsait olduğu halde" kırmızı ışıkta beklemeye kalkışırsanız, çok kızıyorlar, çoookkk...
Tüm kadın sürücülere kolaylıklar diliyorum.
Not: İki gün önce, yakınım olan bir kadın yol ortasında keyfi bir şekilde bekletilen otomobile korna çaldığı için saldırıya uğradı ve o otomobilin "errrkek" sürücüsü bu yakınımın ön camını bir yumrukta kırdı!
Kent magandaları her yerde, ama özellikle trafikte nefes aldırmaz oldu, bu gidişe birilerinin dur demesi gerekiyor artık. O birileri de en başta bizler, yani anne-babalar oluyoruz tabii ki. Dürtülerimizi ve öfkemizi kontrol ederek, sorunları şiddetle değil insani yöntemlerle çözerek çocuklarımıza örnek olmak zorundayız.
Kategori: (kadincam) :: Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!



